Merkez Saat, çeyrek asırdır başarılı bir grafik çizen markası Momentus ile Baselworld fuarına katılarak dünyaya açılmaya hazırlanıyor…
Türkiye’nin önde gelen saat üreticileri arasında her geçen gün sağlam ve kararlı adımlarla agresif bir büyüme göstererek kendini geliştiren Merkez Saat, yeni hedefleri doğrultusunda hızla ilerlemeye devam ediyor. ‘Amiral gemimiz’ diye adlandırdığı ve 25 yıldır tasarımlarının yanı sıra, kalitesiyle de adından başarıyla söz ettiren Momentus markası ile rotasını uluslararası pazara çevirmeyi hedefleyen Merkez Saat, dünyanın en önemli fuarlarından biri olan Baselworld fuarına katılmaya hazırlanıyor. Her yıl ziyaretçi olarak gittiği fuarda bu sene ilk kez katılımcı olmanın heyecanını yaşan Merkez Saat, Momentus Heritage Collection adı altında 12 modelden ve 98 versiyondan oluşan çok özel bir koleksiyon ile ziyaretçilerin karşısına çıkacak. İşte tüm bu gelişmeler ile ilgili Merkez Saat Yönetim Kurulu Üyesi Hayati Talvi ile bir araya geldik fuara özel bir sohbet gerçekleştirdik…
İlk kez Baselworld fuarına katılacaksınız. Nasıl karar verdiniz?
Yeni senenin trendlerini, gelişmelerini ve katılımcı markaların lansmanlarını takip edebilmenin yanı sıra Türkiye piyasasına yeni markalar kazandırabilmek için her yıl mutlaka Baselworld’e ziyaretçi olarak gidiyor, araştırmalarımızı ve görüşmelerimizi yapıyorduk. Fuarda katılımcı olarak yer alan firmalara baktığımızda tüm profesyonellik alanının saat üretimi, tasarımı ve teknolojisi üzerine olan ve bu prensip ile kendini yenileyen bir marka olarak Momentus’un dünyaya açılması gerektiğine her zaman inandık ve bu inanç doğrultusunda kendimizi geliştirmeye ve güçlendirmeye devam ettik. Bu sebeple, fuara katılmak çok uzun yıllardır planlarımızın içinde olan bir projeydi. Doğru zamanın şimdi olduğuna inandık ve bir yola çıktık. Bizim için de yepyeni bir başlangıç olacak. Dünyanın en pahalı ve en önemli fuarlarından bir olan Baselworld’e katılım ciddi bir yatırım ve cesaret gerektiriyor. Biz markamıza ve koleksiyonumuza çok güvenerek yola çıkıyoruz. Umarız karşılığını kısa sürede alabilir ve bu güvenle her sene daha da iyisini yapabilmek için kendimizle yarışırız.
Fuara hazırlık sürecinizden bahseder misiniz?
Fuar hazırlığı yoğun bir şekilde devam ediyor. Uluslararası saat sektörü ile Türkiye saat sektörü arasında pazarlama ve işletme stratejilerinin yanı sıra tasarımsal olarak da önemli farklılıklar var. Bu sebeple, ciddi bir alt yapı çalışması gerekiyor. Fuar için Momentus Heritage Collection adında bir koleksiyon ile Türkiye koleksiyonlarından tamamen farklı bir Momentus koleksiyonu hazırladık. Tabii bu koleksiyon Türkiye pazarında yıllardır kendine çok iyi bir yer edinen, klasikleşen ama asla vazgeçilmeyen bir model üzerinden gelişerek hazırlandı.
Türkiye koleksiyonu çok farklı zevklere hitap edebilen, piyasanın gereklilik ve taleplerine göre şekillenebilen bir koleksiyon. Biz Momentus’un Türkiye pazarlama stratejisinde 25 yıllık bir marka oluşunun gücünü, kalitesini, talebe uygun model ve fiyat kategorilerini ön plana alarak bir strateji çiziyoruz. Ama uluslararası pazarda tam tersi bir strateji planlamanız gerekiyor. Özelliklede piyasaya yeni dahil olacak bir isimseniz marka kimliğinizi çok net bir şekilde ifade etmelisiniz. Çünkü bu pazardaki öncelik “Sen kimsin ve kimi hedefliyorsun?” sorusu ile belirleniyor. Buradaki en büyük kozunuz ‘ki bizim en kuvvetli yanlarımızdan biri olan 25 yıllık bir geçmiş’ markanızın gücü ve saatinizin tasarımı. Tamamen sizin hedef kitleye odaklanmanızı sağlıyor. Bu kitleye seslenebilmeyi ise markanızın dili, reklam ve pazarlama çalışmalarında çok net anlatmanız gerekiyor ki nokta atışı yapabilesiniz. Biz de bu konunun uzmanlarıyla çalışarak ilerledik ve başarılı bir iş çıkarttığımızı düşünüyoruz. Umarız lansmandan sonra herkes bizim gibi düşünüyor olur.
Hedef kitlenize yönelik neler göreceğiz fuarda?
Hedef kitlemiz 25-45 yaş aralığında şehirli, spor – klasik tarzı benimseyen bir kesim. Biz Baselworld koleksiyonumuzu geliştirirken tamamen bu kitleyi baz alarak ilerledik. Aynı kasa tipini farklı boyutlarda ve farklı makinalarla tasarladığımız modellerden oluşuyor. Koleksiyon, ilk cep saati kullanımının zaman içerisinde kuyumculara götürülüp kol saatine çevrilmesinden esinlenerek tasarlandı ve Heritage Collection adını aldı. Fuarda lansmanını yapacağımız bu koleksiyonda 12 model ve 98 versiyon yer alacak.
İlk kez katılacağınız için sizin için fuarın ayrı bir önemi var, neler hedefleyerek gidiyorsunuz fuara?
Bahsettiğim gibi Heritage, Türkiye’de başarılı olan, 5 yıldır tasarımıyla diğer ürünlerden kendini ayıran ve bu nedenle talebi yüksek olan bir modelin, zenginleşerek ve gelişerek farklılaştırılan bir koleksiyonundan oluşuyor. Bu bizi güçlü yapan avantajımız. Muhakkak olumsuz eleştiriler ile karşılaşacağız ama hem markamıza hem de koleksiyonumuza çok güveniyoruz. Hedeflerimizi çok üstlerde tutmuyoruz çünkü bu daha bir başlangıç ama inanıyorum ki beklediğimizin üzerinde bir geri dönüş alacağız.
Hedeflediğimiz başlıca noktalar da var tabi. Örneğin; Batı Avrupa, Amerika ve Körfez ülkeleri. Bu bölgelerde ticaret iyi işliyor. Model hedeflemesinde ise en başarılı olacağımızı düşündüğüm noktalar Batı Avrupa’da Fransa, İspanya, İtalya ve Almanya. Buralarda Heritage Collection ile başarılı işlere imza atacağımıza güvenim tam.
Sizce fuara katılım yoğunluğu nasıl olacak?
Son iki yıldır Baselworld’e katılımın azaldığı konuşuluyordu. Tabii teknolojinin gelişmesi, iletişimin ve tanıtımın daha kolay hale gelmesiyle birlikte sadece Baselworld değil tüm fuarlarda bir düşüş söz konusu. Ama en önemli sebep dünyadaki ekonomik olumsuzluklar. Bu faktör her sektörde olduğu gibi saat sektörünü de ciddi şekilde etkiledi. Fuarlar çok büyük maliyet gerektiren işler. Daha küçük bütçeler ile iyi pazarlama stratejileri çizerek çok yoğun geri dönüşler almak mümkün. Ama Baselworld kendini diğer fuarlardan biraz daha ayrıştırıyor. Bir benzeri daha yok. En azından ticari olarak saat sektöründe olan herkesin bir gün bile olsa vaktini ayırıp ziyaret ettiği bir fuar. Bizim gibi köklü ama uluslararası pazara yeni giriş yapacak olan bir firma içinse olmazsa olmaz bir organizasyon, büyük bir şans, önemli bir marka değeri. Bugün dünyanın en büyük saat markaları hala Baselworld’deki yerlerini alıyorsa eğer, onların arasında kendinize bir yer edinmek ve ‘bende varım’ demek çok ciddi bir fırsat. Biz de bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirip, gücü, güveni, modelleri, tarzı ve tavrıyla kendini belli eden bir marka olarak her sene orada yer almak istiyoruz.